Bebekler Kucağa Alışır mı?

Çoğu annenin kafasında “Bebeğim sürekli kucak istiyor, ne yapmalıyım?”, “Bebekler
kucaktan nasıl vazgeçer?” gibi sorular var.
Bebekler kucağa alışır mı? Bu konuda çok farklı görüşler var. Ben uygun dozda olursa
alışmaz diyenlerdenim
Dokuz ay boyunca annesinin karnında güvenli bir ortamda büyüyen bebek, yeni dünyaya
gözünü açtığında da en güvenli yer olarak annesinin kucağını görecektir. Anneyle fiziksel
temas kuran bebek bu sayede kendisini güvende hisseder. Bebeğin güven duygusu geliştikçe
de kucakta olma isteği de giderek azalır. Özellikle oturmaya başladıkları 6-7. aylardan sonra
kucaklanma istekleri ve ihtiyaçları azalır.
Her bebek sakinleşmek için annenin kucağına ihtiyaç duyar. Bebekler kucağa alındığında
ağlaması kesilir. Çünkü, dokunma esnasında oksitosin denilen gevşeme hormonunu salınır ve
bebek rahatlar. Bebeğe dokunmak onu sakinleştirdiği gibi çocuğun öz güvenini de arttırdığı
bugün Kabul görmüş bir düşüncedir.
İlk aylarda sürekli kucakta olan bebek bu duruma çabuk alışırsa da bebeğin kucağa alınması
bebeği şımartmaz. Tam tersi anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir. Bebeğin gün içinde
kucakta olması normaldir. Anneyi yormadan, annenin belli aralıklarla dinlenmesine olanak
vererek bebeği kucakta büyütmek zararlı değildir. İlk 2 yıl içinde uygulanan bir sevgi ve
kucaklama ile çocukların kucağa alışması gibi bir şey pek olası değildir. 0-2 yaş dönemi
‘bırakalım ağlasın’ dönemi olmayıp, temel güvenin oluştuğu evredir. O
nedenle bebek ağladığında yanında olup sakinleştirmek, şarkı söylemek,
dokunmak ve sarılmak bebeği rahatlatır.
Bebekler her ağladığı zaman kucağa alınmamalı. İhtiyacı olduğu zaman kucağa alınıp
rahatlatılması gerekir. Bebeklerin her ağladığında fazladan kucaklanması veya ağlamasının
görmezden gelinerek kucağa alınmaması davranışının her ikisi de doğru değildir. Doğru olan
onun ihtiyacı olduğu zamanı anlamak ve o zaman kucağa almaktır. Ama bunu da ayarında
yapmak gerekir. Anne-baba veya diğer aile büyükleri bebeğin istediği kadar; ne çok fazla
koruyucu davranarak, ne de çok fazla mesafeli olarak, onu kucağa alırsa koklayıp , ten
temasında bulunarak yanında olduğunuzu hissettirmelidir. Burada esas sorun kucağa almak,
sarılmak değil, bebeği saatlerce kucakta tutma davranışıdır. Sakinleştirdikten ve ihtiyacını
karşıladıktan sonra bebeği yerine bırakmak bebeğin davranışını da etkilemez.
Aileden görülen sevgi ve güven bebeğin ruhunu yeterince beslerse, özellikle 2 yaş sonrasında
ebeveynlere yapışık olmayan, dışa açık çocuklar gelişir. Bebekleri çok sık kucağa almak,
çocuğun anneye bağımlılığını artıracağı ve ileri dönemde bağımsızlığını negatif
etkileyeceğini düşündürse de kucağa alınan bebeklerin ileride daha bağımsız çocuklar
oldukları da çalışmalarda gösterilmiştir.
Bir anne için bebeğini kucağına almak kadar güzel başka bir his varmıdır? Bu nedenle
bebeğinizi sevmekten ona dokunmaktan kucağınıza almaktan çekinmeyin ve bebeğinizin
ihtiyacı olduğunda onu mutlaka kucaklayın.

Prof.Dr.Selda Bülbül
Yeniköy/Bodrum
