Bodrum’da İz Bırakmışlar | Tevfik Uslu

Bodrum’un geçmişi; yalnızca sokakları, evleri ya da limanıyla değil, bu kenti emeğiyle, sözüyle ve duruşuyla var eden insanlarıyla anlam kazanır. İşte o insanlardan biri de Tevfik Usludur.

12 Mart 1932’de Bodrum’da dünyaya gelen Tevfik Uslu, Tepecik Mahallesi’nde büyüdü. Yokluk yıllarının, savaşın ve zorlukların gölgesinde geçen çocukluğuna rağmen çalışkanlığı, disiplini ve üretme isteğiyle Bodrum’un eski ustaları arasında kendine saygın bir yer edindi.
Bir Meslekten Daha Fazlası
Tevfik Uslu için terzilik yalnızca bir meslek değil; ahlak, sorumluluk ve insan ilişkileri demekti. Çıraklık ve kalfalık yıllarını Bodrum’un usta isimlerinden biri olan Hasan Devecioğlu’nun yanında geçirdi. O dönemlerde Bodrum’da meslek öğrenmek; sabrı, sözü ve dürüstlüğü öğrenmekle eş anlamlıydı.

Askere gidene kadar ustasının yanından ayrılmaması, verilen sözün kutsal sayıldığı bir esnaf kültürünün en sade ama en güçlü örneklerinden biriydi.
Eski Bodrum’un Sessiz Tanığı
Turizmin henüz yeni yeni başladığı yıllarda Bodrum’da hayat yavaştı ama samimiydi. Tevfik Uslu’nun anıları; misafirperverliğin, güvenin ve paylaşmanın kenti nasıl ayakta tuttuğunu anlatır. Bodrum’a gelenler yalnızca alışveriş yapmaz, sohbet eder, dostluk kurar, evlerde misafir edilirdi.
O yıllarda Bodrum esnafı için kazançtan önce güven, kârdan önce insan vardı. Tevfik Uslu bu anlayışın sessiz ama güçlü temsilcilerinden biri oldu.
Çalışmak Bir Yaşam Biçimiydi
Emekli olduktan sonra dahi üretmekten vazgeçmedi. Evinin bahçesinde kurduğu küçük atölyede çalışmayı sürdürdü. El emeğine, zamana ve sadeliğe olan saygısı hayatının her döneminde devam etti.
Az konuşur, çok çalışırdı. Gösterişten uzak, mütevazı bir yaşam sürdü. Ama bıraktığı iz, Bodrum’un belleğinde derin oldu.
Bodrum’un Hafızasında Bir Usta
Tevfik Uslu, yalnızca bir terzi değil; eski Bodrum’un esnaf ahlakını, üretim kültürünü ve insanî değerlerini temsil eden bir hafızadır. Onun yaşamı, bugün hızla değişen Bodrum’da unutulmaması gereken değerleri hatırlatır.
“Bodrum’da İz Bırakmışlar” arasında yer alan Tevfik Uslu’nun hikâyesi; emeğin, dürüstlüğün ve sadeliğin bir kenti nasıl ayakta tuttuğunun en yalın örneklerinden biridir.
















