Bir Dilim Pastada Saklı Hayat Serüvenim
Hayatın Tatlı Yüzü: Kanserden Pastacılığa Uzanan Bir Yolculuk

Hayat bazen hiç beklemediğimiz anlarda karşımıza dönüştürücü dersler çıkarır. Benim bu derslerle tanışmam, tiroid kanseri teşhisi aldığım günlere dayanıyor. Böyle bir gerçekle yüzleşmek, insanı sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir sorgulamanın içine sürüklüyor. Kendime sormak zorunda kaldığım en temel sorular şunlardı: *Ben kimim? Hayattan ne istiyorum? Bundan sonraki yaşamımı nasıl geçirmek istiyorum?*
Tedavi süreci sona erdiğinde, eski işime dönmeyi hiç istemedim. Masa başında geçirdiğim uzun saatler artık bana sıkıcı ve kısıtlayıcı geliyordu. Hayatın ne kadar kısa ve değerli olduğunu anladığınızda, sizi gerçekten ruhsal olarak besleyen şeylerin peşinden gitme arzusu doğuyor. Benim için bu, pastacılıkta saklıydı. Ancak sıradan pastalar yapmak değil; doğayı, sadeliği ve estetiği pastalarıma taşımak istiyordum.

Doğadan İlham Alan Bir Hayal
Organik meyveler ve taze çiçeklerle süslediğim pastalar, bu hayalimin bir yansıması oldu. Çünkü inanıyorum ki taze bir çiçeğin güzelliği bile insanı mutlu edebilir. İşte bu mutluluğu paylaşmak, bana yeniden yaşama sevinci verdi. Ancak bu yeni yolculuk hiç kolay olmadı. Çok çalıştım, ustalardan öğrendim, defalarca denedim ve yanıldım. Ama her seferinde yeniden başladım. Böylece mutfağım, yalnızca pasta yapılan bir yer olmaktan çıkıp adeta hayatımı yeniden şekillendirdiğim bir atölyeye dönüştü.
Artık her yaptığım pastada sadece un, şeker ve yumurta değil, aynı zamanda kendi hikayemin de izleri var. Bugün biri benden pasta siparişi verdiğinde bunun yalnızca bir tatlı hazırlamak anlamına gelmediğini biliyorum. Çünkü o pasta, çoğunlukla hayatlarındaki özel bir ana dokunuyor: belki bir doğum günü kutlaması, belki bir başarı hediyesi ya da sadece sıradan bir günü güzelleştirmek için… Her bir pasta, biraz doğa, biraz umut ve biraz da yeniden doğmuşluğun enerjisini taşıyor.
Hayatı Yeniden Sevmek
Kanser bana hayatı yeniden yorumlamayı öğretti. Ama pastacılık bana hayatı yeniden sevmeyi öğretti. Ve en güzel yanı şu ki artık her yaptığım pastada hem kendime hem de başkalarına “iyi ki buradayız” demeyi hissettiriyorum.
Hayatın bize sunduğu her anın kıymetini bilmek ve tutkularımızın peşinden gitmek… İşte bu yolculukta öğrendiğim en değerli dersler bunlar oldu. Belki sizin de hayatta sizi mutlu edecek bir “pastacılık” vardır; sadece onu keşfetmek için cesaret etmeniz gerekiyor.
Unutmayın, bazen en tatlı başlangıçlar en zorlu sonlardan doğar.

Hem damağa hem göze hitap eden o şahane pastalar…. böyle bir hikaye…böyle bir yürek.. böyle bir azim… alkışlıyorum… alkışlıyorum…..