Hafıza üzerine -1: “Duygu ve Amigdala”
Uzunca, atletik ve alımlı kadın işten gelmişti. Kuryenin kapıdan henüz teslim ettiği paketi mengene gibi parmaklarıyla bir çırpıda açtı. Elinde minik, yuvarlak cisimle salona geldi:
__ Sevgilim, yeni sürümü çıkmış göz yuvarlağımın. Artık sen uyurken ultrasonunu çekebilirim. Raporu e-hekime atar, tanısını saatine iletirim. Hem sessiz tarıyor; titreşimli!
Sofrada oturmuş tadına vara vara yapay et konservesini çiğnemekte olan erkek, keyifle gülümsedi. Oturmaktan yumuşamış kasları, düşük omuzları, çıkıkça göbeğiyle olduğundan kısa görünüşlü ve tembelceydi, 21. yüz yıl ikinci yarısının çoğu erkeği gibi. Robot kadınların her sorunu çözmesi, işte, evde yakınmadan çalışmasıyla eskinin aile kavramında omuzlarına yüklenmiş sorumluluklar aniden kalkmış; amaçsız kalan erkekler anın tadını çıkarır olmuştu. Robot erkeklerle evlenen kadınlar için de durum aynıydı. Robotlar temizlikten kişisel sağlık hizmetine kusursuz sorun çözücülerdi. An ise uyanma anı, yemek anı, denetimlerden geçmiş yayınları izleme anından ibaret. Amaç olmayınca motivasyon da kalmamıştı.
Merhaba Okur.
İlk merhabamızda “okur” olmak kıymetine değinmiştim. Bu ara “hafıza”, kurcalar oldu aklımı.
Bilim beyne ulaşan uyarıların işlenip depolandığı yere hafıza demiş. Dış etkiler beynin hipokamus, nörokorteks ve amigdalasında depolanırmış. Burası bilim insanlarının işi… Amigdala ilginç.
Sevgi, şefkat, korku, endişe, aşk, nefret, öfke, merhamet, rekabet hisleri amigdalaya gelen etkilerle doğarmış. Mesela medial amigdala uyarıldığında saldırganlık artmış. Amigdala küçükse “duygu yoksunluğu” ve laboratuvar farelerinin kendilerinden zayıf farelere saldırdığı izlenmiş. Yani orantısız güç ve şiddet uygulayana “küçük beyinli” demek hakaret değil, bilimsel gerçek!
Dünya kurulalı duygulardan ilham aldığı düşünülen romanlar, şiirler, müzik, resim, filmler ki bu yapıtlarla aşkı aşık olmadan da bildik; özledik, isyan ettik, kavga ettik, terk ettik, geri geldik… Ruhun derinliğinden değil, amigdaladanmış. Duygunun kaynağıymış amigdala. Mecnun çölleri, Leyla’ya sevdasından aşmamış. Büyük İskender o tarihte bilebildiği toprakları amigdalası sebebine zapt etmiş. Hitler muhtemelen amigdalasını aldırmış…
Ya, amigdala, manyetik etkiyle manüple edilse, bir tür Frankenstein’lar olagelir mi? Amigdalasına müdahale edilmiş, duygusuz ve zayıfı hedef alan Frankenstein’lar…
Fantastik kurgular bir yana. Artık hareket esnekliği ve serbestisi insandan ayırt edilemeyen, yapay zekalı kadın ve erkek görünümlü robotlar var.
Düşünmenin sistematiği ile kodlanmış yapay zeka, tıpkı insan gibi değerlendirme ve çıkarsama yapıyor. Notaların bütün varyasyonlarını tarayıp müzik yapıyor. Olayları tüm bakış açılarından tarıyor… Yapay zekanın yapamadığı tek şey var: Özgün eser. Çünkü her bir insanı eşsiz kılan muazzam ayrıntıdan hala yoksun. Amigdala!
Bir robot bu yazıyı sizlerle buluşturacak olmanın heyecanını duyamaz; açıklayamaz da. Elektrik kesildiğinde aniden beliren karanlık korkusunun, elini güvendiğin bir elin avucuna bırakmayla dağılmasını da… Çünkü insan hafızası dijital bir depo değil. O, iyisiyle kötüsüyle dünya üzerinde yaşayan sekiz milyar eşsiz amigdala!
İ. Hande Ekşioğlu Aralık 2025, Bodrum


Telekkürler! 🙂
Kaleminize saglık
Çok teşekkürler:)
Çok güzel bir yazı
Çok teşekkürler 🙂
Çok ironik ve düşündürücü bir yazı. Zevkle okudum.
İçindeki ironik yaklaşımları vurgukamanzdan çok memnun oldum. Dediğiniz gibi, teşekkürler.
İronileri farketmeniz, yazımın ulaşabilmesi bnm için… çok teşekkürler!
Hande Hanım çok güzel anlatmışsınız, keyifle okudum, güzel bir yazı olmuş
Teşbik edici yorumunuza teşekkür ederim…
Motive eden yorununuza çok teşekkür ederim…
Konuşurken, şarkı söylerken, sevgimizi dile getirirken en önemli şey DUYGU gerçekten. Harika bir anlatım. Teşekkür ederiz Hande Hocam..
Teşvik edici ve duygulu yorumlarınıza teşekkür ederim
Ne güzel anlamışsınız veni ne gğzel yotumlamışsınız… teşekkürker anlaşılmak mutlandırıcı…
Her iki yazınızı Keyifle okudum, başarılı buldum. Son yazı konusu ilginç ve anlatımı çok akıcı devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Ses, içindeki duyguyla ortaya çıkıyor. Bunu siz de çok net anladım.
Duygulu ve samimi yorumunuza teşekkür ederim
Çok teşekkür ederim. Bir sonraki yazım da sürprizli… insanın her hali ilginç 🙂
Kalemine, o güzel yüreğine sağlık harika anlatım birikimlerini yazman paylaşman çok değerli.
Çok teşekkürler… güzel yorumlarınız motive ediyor…
Kaleminize ve yüreğinize sağlık Çok güzel hareketler bunlar
Çok teşekkür ederim…
Çok güzel bir yazı.. Emeğinize sağlık
Çok teşekkür ederim…
Hande’cim, yazıların da senin gibi çok güzel..♥️
Çok teşekkür ederim Sevgili Oya hanım. Beğeniniz çok kıymetli
Canım benim bu kadar eğitim almanın, hayata güzel bakmanın faydaları.Her şeyi çok güzel dile getirerek yaziyosun . Gerçekten her konuda başarılısınız.Kutluyorum sizi
Hande hanim, bu okudugum ikinci yaziniz ve heriki yazinizda da guncel ve guncelligini korumaya devam edecek konulari ele aliyorsunuz. Amigdala beyinde yasamsal önem tasiyan bilgilerin depolandigi bir bölum. Yirmi milyon yili askin evrim sonucunda insan beyninin ulastigi bir duzeyi temsil ediyor. Yapay zeka ise henuz yeni dogmus, emekleme asamasinda olan bir bebek gibi. Insansi robotlarin yakin gelecekte kendi kendilerini programlayip, gelistirebilecekleri bir asamanin esigindeyiz. Bu esik asildiginda buyuk olasilikla bu robotlarda öz savunma mekanizmalari gelistirecekler ve amigdala benzeri mekanizmalar ortaya cikacak. Saptamalariniz gunumuz icin gecerligini koruyor fakat gelecekte insansi robotlarin da insani refleksler verebilecegi, savunma mekanizmalari gelistirebilecegi bir duzeye dogru hizla ilerliyor dunyamiz. Guzel bir konuyu ele aldiginiz icin tesekkurler.