“Unutul(ma)ma Hakkı”
Avrupa Birliği Adalet Mahkemesi 2014 kararıyla GDPR olarak bilinen ve internette kişisel verileri koruyan düzenleme, artık ilgili web sitelerinden kişisel verilerin silinmesinin talep edilebileceğini söyledi.
Buna “Unutulma Hakkı” dediler.
Şahsen internetin araştırmayı seven meraklı bir dimağ için kolay ulaşılır, dev bir kütüphane olduğu kanısındayım. Gene de internet hayata bu kadar dahilken ve gezindiğimiz her yerde kişisel veriler bırakıyorken mahremiyetin korunması zor. Hata yapmak kolay. Dolayısıyla yerinde bir karar, zaten özel ve kişiye ait olanın özel kalması için ricacı olma hakkının iadesi 🙂
Ele güne karşı da bir ihtiyaç:
Artık tahammül edilmeyen eski bir fotoğraf, arama motorunda görünüyorsa silinmesi istenebilir. Akıllı telefona indirilen uygulamaların topladığı veri açıklamasında bir, “Bazı kimlikler…” ifadesi geçiyor ki ürkütücü…
İnternete yüklenmiş hiçbir verinin silinmesi, yüklenmemiş gibi olması teknik olarak mümkün değilken uygulamaya “Benden topladıklarını siler misin?” diyeceğiz, o da “Sildim.” diyecek. Toplanan veriler, yasal olarak kullanılamayacak desek daha doğru sanki.
İnternette Unutulma Hakkı resmileşince geriye gayri resmi unutulma hakkı kalıyor, insan hafızasında!
Unutulması umulan yazı, fotoğraf, haber, adınızın listelendiği halka açık belgeler… Gören, bilenin hafıza gücüne ve kalbinin niyetine göre zamanla unutulacaklar…
Hafıza bu, unutmaz unutmaz a!
Unutma hakkı da var! Bazen delirmemek için, bazen sadece devam etmek için. Komut almaz; düzenlemelerden, yönetmeliklerden bağımsız. Bir hap yut, unut; düş kırıklığını, ihaneti, yanı başındaki savaşı, sokaktaki çocuğu, köpeği, sökülmüş zeytini, eskimişlikten kullanım dışı kalmış eşya gibi bakımevine bırakıverilmiş anneyi, bebeğe zararlı martavalıyla yazlıkta salıverilen, yuvanı yuva bilmiş evcil hayvanında son gördüğün ve görüp de gözünü kaçırdığın mahzun bakışı, makul standartlarda bir kalan zaman bedeline terk ettiğin son aşkını, anı kurtarırken koyverilmiş “beyaz” yalanından hayatı alt üst eski dostu… Adına günah denen, pişmanlık denen, hatıra her gelişte hayalinden kovana değin uykusuz bırakan ne varsa… Unutabilirsen unut!
Unut ki hatırlamanın yükünü sırtlamaktan duruşunu yitirmiş kambur benliğini yeniden inşa edesin.
Unutulmuş ve unutmuş olarak bir bebek kadar masum, yeniden başlamak…
Ardında koskoca bir yaşanmamış zamanla ve sıfır noktasında!
Cinayet işlemediğin, çalmadığın ve sadece yanlış seçimlerle incittiğin narin ömrüne günahıyla, sevabıyla sahip çıkmak yerine sıfırlanmak içinmiş onca çaba. Pek acayip, sen hala sen ve herkes hala kendi gibiyken her şeyin hatasız, günahsız yeniden yaşanabileceğine olan şaşkaloz umut!
Günah ve sevabın sevgili müsebbipleri öfke, aşk, bencillik ve şefkati zapt rapt altına almak için unutma ve unutulma hakkı talep ediliyor internet ve kaderden.
Başta her şey hatırlanmak içindi oysa… Çalış, yorul, yenil, doğrul, zayıflıkları sakla, hatayı reddet, sev, sevil, üret… Hatta evlat isteme sebebi bile onun genlerinde yaşamak, dünyadaki varlığını sürdürmek ve ara sıra da olsa hatırlanmak için.
Şimdi “gugıl günahları”nın örtülmesine de hazır izin çıkmışken Canım Okur, gah güle eğlene, gah can acıta acıta sürüp giden hayatın cilvelerini internet değil ama kader izin verdikçe hatırlayıp yaşayalım yakaladığımız yerinden, aşkla!
Olur ya da olmaz; bu bir seçimse…
“Unutulmama hakkımı” seçtim.
İ. Hande Ekşioğlu

Bende UNUTULMAMaYI seçtim.tebrikler ve sevgiler gönderiyorum
Çok teşekkürler… hatırlayalım ve hatırlanalım. Bu çok güzel…
Çok güzel bir yazı olmuş tebrik ederim
Çok teşekkür ederim… 🙂
Kaleminize sağlık❤️
Varolun, teşekkürler 🙂
Hande ciğim, seni hiç unutmayacağım. Sevgiler
Ne mutlu! Hatıralarımız dolu dolu olsun… teşekkür ederim
Yüreğine sağlık, unutulmamayı ne güzel anlatıyorsun .İnsan yaşadıklarıyla tecrübeleriyle bir bütün sizide hiç unutmayacağım gibi .
Sevgiler
Güzellliklerle anılmak çok kıymetli. Ben de sizi hep hatırlıyorum. Benden de kocaman sevgiler
Kaleminize saglik
Çok teşekkürler 🙂
Tebrik ederim
Teşekkür ederim …