Reklam
Reklam

Çocukluk Çağı Kanserleri: Belirtiler, Erken Tanı ve Tedavi Süreci | Prof. Dr. Selda Bülbül

Prof.Dr.Selda BÜLBÜL

Prof.Dr.Selda BÜLBÜL

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı

Küçük Bedenler, Büyük Mücadeleler: Çocukluk Çağı Kanserleri
Prof.Dr.Selda Bülbül
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Bodrum, Muğla

“Kanser hayatımızı istila etmeden önce, çocukluk çağı kanserlerinin ne kadar yaygın ve ne
denli önemli bir sorun olduğunu bilmiyorduk.
Çocukluk çağı kanseri, çocuklar ve ergenlerde diğer tüm hastalıklardan daha fazla ölüme
neden olan 1 numaralı hastalık grubudur ve çocuk sağlığı açısından önemli bir halk sağlığı
sorunudur. Ancak çocukluk çağı kanserleri hakkında toplumdaki bilgi düzeyi erişkin
kanserlerine kıyasla daha sınırlıdır.
Avrupa'da her yıl 35.000 yeni çocuk kanseri olgusu görülmektedir. Ayrıca, Avrupa'da
çocukluk çağı kanserini atlatmış yaklaşık 500.000 kişi yaşamaktadır. Bu sayı, Lyon (Fransa)
veya Lizbon (Portekiz) gibi büyük bir Avrupa şehrinin nüfusuna eşittir.
Türkiye’de ise her yıl 175.000 kişiye kanser teşhisi konulmakta olup, bunların yaklaşık 2800’i
çocukluk yaşlarında görülen kanserlerdir (%1,5). Türkiye’de çocukluk kanserleri görülme
sıklığı gelişmiş ülkelerin ortalamasına benzer. Çocuklarda en sık görülen kanserler; Lösemi,
beyin tümörleri ve lenfomalardır. Lösemiler bunlar arasında en sık görülen kanserler olup,
Türkiye’de yılda 1000 çocuğumuzu etkilemektedir.
Günümüzde gelişmiş ülkelerde her 900 erişkinden biri çocukluk çağı kanseri geçirmiştir ve
yaşamını devam ettirmektedir. Ancak bu iyileşme oranı ne yazık ki kaynakları kısıtlı ülkeler
için geçerli değildir. Bu nedenle dünya genelinde her yıl teşhis edilen 160.000 çocuk kanseri
olgusunun yaklaşık 90.000’i kanser nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Çocukluk çağı
kanserlerine bağlı ölüm oranları 2003 yılından bu yana düzenli olarak azalırken, çocukluk
çağı kanserlerinin görülme sıklığı artmaktadır. En belirgin artış; tiroid kanserleri, lenfomalar
ve karaciğer tümörlerinde görülmektedir.
Çocuklarda görülen kanserler; kanser tipi, tedaviye yanıtı ve yaşamda kalma açısından erişkin
kanserlerinden çok farklılıklar gösterir. Erişkinin aksine çocukluk çağı kanserleri %70-80’in
üzerinde tedavi edilebilir ve sağ kalım oranı yüksektir. Çocuklar, kanser tedavisi sırasında,
tedavinin tamamlanmasının ardından ve kanseri atlatmış bireyler olarak kendilerine özgü
sorunlarla karşı karşıya kalırlar. Çocuklar, yetişkinlerden daha yoğun tedaviler alabilirler.
Kanser ve kanser tedavileri, büyümekte olan çocukların vücudunu yetişkinlerin vücudundan
farklı şekilde etkiler. Ayrıca çocuklar, yetişkinlerde belirtileri kontrol etmek amacıyla
kullanılan ilaçlara farklı yanıt verebilirler. Tedavi olanaklarının gelişmesine rağmen, çocukluk
çağı kanserini atlatan bireyler, hastalığın tekrarlaması (nüks) ve ikincil kanser gelişimi
açısından uzun süre devam eden risklerle karşı karşıyadır. Çocukluk çağı kanseri geçiren

bireyler, genel nüfusa ve kendi kardeşlerine kıyasla eğitim, gelir düzeyi ve sosyal destek
açısından da ek zorluklarla karşılaşabilmektedir.
Çocukluk çağı kanseri nadir görülse de, erken tanı tedavi açısından büyük önem taşır. Ancak,
kanserin belirtileri genellikle çocuklarda yaygın olarak görülen hastalıklar veya yaralanmalara
benzediği için teşhis edilmesi zor olabilir.  Çocuklarda kanser belirtileri, genellikle
enfeksiyonlar veya yaralanmalarla karıştırılabilir. Bu nedenle, olağandışı şişlikler, geçmeyen
ağrılar, uzun süreli ateş, açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde bir doktora
başvurulmalıdır. Belirtiler uzun süre devam ediyorsa veya tekrarlıyorsa ihmal edilmemelidir.
Ebeveynler ve bakım verenler, çocukların sağlığını düzenli olarak takip ederek ve olası
belirtilere karşı bilinçli olarak bu süreçte etkin bir rol oynayabilir.
Çocukluk çağı kanserlerini tamamen önlemek mümkün olmasa da sağlıklı yaşam
alışkanlıkları geliştirmek, kanser riskini azaltmada etkin bir rol oynar. Çocukların sağlıklı bir
şekilde büyümelerine destek olmak ve obezite gibi risk faktörlerini en aza indirmek, ilerleyen
yaşlarda kanser dahil birçok ciddi sağlık sorununa karşı koruyucu bir önlem olabilir.
Erken fark edilen belirtiler, zamanında başvuru ve doğru yönlendirme; tanı sürecini
hızlandırarak tedavi başarısına katkı sağlayabilir. Çocukluk çağı kanseri yalnızca bir
çocuğun değil, tüm ailenin mücadelesidir. Farkındalık yaratmak; erken tanıyı
desteklemek, çocukların yaşam şansını artırmak ve tedavi sürecinde ailelere daha güçlü
bir toplum desteği sunmak için hepimizin sorumluluğudur.

Kanser tanısı her yaşta sarsıcıdır; ancak söz konusu olan bir çocuk olduğunda bu durum çok
daha ağır ve üzücü olabilir.
“Çocuğumu kim tedavi etmeli?”, “Çocuğum iyileşecek mi?”, “Tüm bunlar aileler için ne
anlama geliyor?” gibi pek çok sorunun akla gelmesi son derece doğaldır.
Her sorunun bir yanıtı olmayabilir. Ancak bu yazı, çocukluk çağı kanserini temel düzeyde
anlamak için önemli bir başlangıç noktası olabilir.

Artık biliyoruz. Ve öğrendiklerimizi paylaşmayı kendimize bir sorumluluk olarak
görüyoruz…”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ